Translate

Şükrü Server Aya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şükrü Server Aya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2013 Pazartesi

SOYKIRIM TACİRLERİ - "GENOCİDE OF TRUTH"



Elimde Şükrü Server Aya’nın yazdığı, 500 sayfalık “Soykırım Tacirleri” kitabı var. Şükrü Server Aya, 78 yaşında bir “çılgın Türk”. Robert Koleji mezunu. 12 Mart döneminde benimle Başbakan’ın odasına giren ve oradan da ilk kültür bakanı olarak çıkan, tıpkı bizler gibi dayanamayıp ayrılmayı yeğleyen bir vatansever. Bu “çılgın Türk”, Ermeni mezaliminin, sözde Ermeni soykırımı savlarının arkasındaki çirkinlikleri ve işin nasıl bir ticari meta haline geldiğini yazıyor:

“1918 yılında Boston’da basılan ‘Ermenistan Niçin Hür Olmalı’ kitabını Ermenice’den Türkçe’ye çeviren tercüman A.T., önsözünde kitabın yazarı meşhur Dr. Gerekin Pastırmacıyan (çeteci adı Armen Garo) hakkında aşağıdaki açıklamayı da açıklamalarına eklemiş: 

Yazarın bu kitapçığı yazmasındaki amaç, büyük ve cömert Amerikan halkına şunu duyurmaktır: Ermeni halkının saldırmayan ve damarlarında savaşma kanı olmayan kişiler olarak veya kurbanlık koyun gibi kesildiklerini düşünmek yanlıştır. Aksine, her ne zaman fırsat olduysa, Türklerin vahşi hücumlarına inatla direndik büyük kahramanlıklar göstererek savaştık.”

Armen Garo şecaat arz ederken, Sayın Aya ekliyor: “Bazı toplu olarak isyan etme zamanı, Türkiye’nin yabancı ülkelerin hücumuna maruz kaldığı andır. Parti mensupları derhal iç isyana başlayacaklardır.” (age, s. 19-20-21)

Kitap bölüm bölüm Ermeni isyanlarının nedenlerini, sözde soykırım masalının çetelerin ticari amaçlarıyla nasıl zaman zaman ortaya atıldığını anlatmakta.

KURTUL ALTUĞ-31.12.2011



SOYKIRIM TACİRLERİ VE GERÇEKLER  

ŞÜKRÜ SERVER AYA 

Bu kitap, milletimizin bilgilenmesi yanında belki de, eğer bir özür dilenecekse başta Vatikan olmak üzere kimi çevrelerin önce nereden özür dilemeye başlamaları gerektiği hususunda mantığı ve vicdanı olanları uyandırmaya yarayabilir. 

Hıristiyan dünyasının Haçlı seferleriyle başlayıp, dört kıtada; Kuzey ve Güney Amerika'da katledilen yaklaşık 60 milyon yerli, Afrika'da 20 milyonu katledilen ve bir o kadar da esir olarak yakalanıp Amerika'ya götürülen zenci, Hindistan, Çin, Vietnam, Avustralya, Cezayir, Bosna Hersek dahil katlettikleri " Yüz milyonlarca insan için neden özür dilemediklerini ve dilemeyeceklerini", bu kitabı okurken anlayacaksınız. (Arka kapaktan)






Armenian Genocide Resource Center



********


"Başbakan. onları arşivlerini açıp, belgeleri ile konuşmamız için çağırıyor, ama onlar gelmez çünkü ellerinde belge yok. ...Bu propagandayı yapan Ermeniler parasal yönden nemalanıyorlar.... Amerikalılar saftır söylenen herşeye inanırlar.....Bu yüzden artık bizim belgelerle saldırmamız ve yüzlerini kızartmamız gerekiyor. Siz neyden korkuyorsunuz, bizim elimiz kuvvetli."





****



1922 İZMİR YANGINI ve PASIFIC DİZİSİ

İZMİR 1922

200 milyon dolarlık dizide Türkiye"ye ağır itham!

ABD"de HBO kanalındaki Spielberg ve Tom Hanks ortak yapımı "The Pacific" isimli dizide, 2. Dünya Savaşı sırasında Amerikan ordusunun Pasifik cephesinde görevli Amerikan askerlerinin hikayesi konu ediliyor. 14 Mart"ta Amerika"da yayınlanmaya başlayan 200 milyon dolarlık rekor bütçeye sahip dizinin geçtiğimiz pazar günü yayınlanan 3. bölümünde ise 1922 yılında İzmir"in 3 yıl süren Yunan işgalinden kurtuluşu sırasında Türklerle ilgili asılsız suçlamalar yer alıyor.

Dizide Japon askerlerine karşı Pasifik"in Guadal Canal bölgesinde savaşan Amerikan deniz piyadeleri, 1943 yılında çatışmaların ardından gemilerle Avustralya"nın Melbourne kentine getiriliyor. Dizinin ana karakterlerinden olan Bob isimli Amerikalı asker burada tanıştığı Yunan asıllı bir kızın ailesinin evine gidiyor. Ailesiyle yemekte sohbet eden Amerikalı asker, kızın ailesine Yunanistan"dan Avustralya"ya neden geldiklerini soruyor. Kızın annesi İzmir"den geldiklerini söyleyince Amerikalı asker Bob, İzmir"in Türkler tarafından alındığını söylüyor. 

Bu diyaloğun ardından Yunanlı anne Kurtuluş Savaşı"nda İzmir"in Türk ordusu tarafından kurtarılması hakkında çirkin ithamlarda bulunuyor. Dizide İzmir"in Türkler tarafından yakıp yıkıldığı iddia edilen sahnede Yunanlı anne, "Türkler 1922"de girip yakıp yıktılar. Her şey gitti. Hayatta kaldıysan annem ve benim gibi kaçardın. Ama biz rıhtıma kadar gidebildik. Sonra bir gemiye yüzdük. Kaptan bizi gemisine aldı ve Pire"ye kadar götürdü. Hayatlarımızı kurtardı. Ama evimiz gitmişti. Ne yapacaktık? Buraya geldik" şeklinde konuşuyor.



Dizide Türk askerinin Yunan işgalinde bulunan İzmir"i kurtarmasının çarpık bir dille anlatılması dizinin yayınlandığı internet sitelerinde de Türk izleyicilerin tepkilerine yol açtı. İzleyicilerinden bazıları tepkilerini dizi sitelerinde yazdıkları yorumlarla dile getirirken, dizinin yayınlandığı televizyon kanalına da Türk izleyicilerden tepki yorumları gönderildi. (egedesonsoz.com) (ben de tepki maili atmıştım-SB.)



İZMİR'İ ERMENİLER YAKMIŞTIR


İzmir"i yakanların Ermeniler olduğunu gösteren belgeler 1989 yılına kadar Amerikan senatosunda gizli tutulmuştur. İşte belgeler ve şahitler: 

1-) İzmir İtfaiyesini organize etmek üzere gelmiş olan Grescovtch"in 12/13 Eylül"de çıkan ve 3 gün süren yangının görgü ve yangın söndürmekle görevli şahidi anlatıyor:

Yangından önce örgütlü bir grup Ermeni genci, şehir Türklerin eline geçerse yakmaya ant içmişlerdi"¦ Bu plân acımasızca uygulandı.
Yangının ilk gün ve ikinci gecesinde 25 kadar yangının eş zamanda çeşitli yerlerden parladığını gördük.
Ermeni okul ve kiliselerine girdiğimde benzin tenekeleri ve hazırlanmış kundaklar bulduk,
Kadın kılığına girmiş ve yangın çıkartmakta olan çok sayıda Ermeni yakalandı ve birçoğu hemen kurşuna dizildi.

Ermeni hastanesinin Türkler tarafından yakıldığı büyük yalandır. Ben, askerlerin yaralıları disiplinli bir şekilde Ermeni hastanesine yerleştirildiklerini gördüm.

2-) 8 Eylül 1922"de bir Amerikan destroyeri ile İzmir, yakın doğu yardım komitesi üyesi olarak gelen Mark. O. Prentiss, Amiral Bristol"a 11 Ocak 1923"te gönderdiği mektupta İzmir"i Yunalıların yaktığını açıklar,

3-) Görgü şahidi, "near east relief of America" gazetesinin iki muhabiri A.Tallen ve Miss Fl.Billing:
Yunanlıların 1919 -1922 işgâllerinde ve kaçarken çeşitli şehirlerde yaptıkları toplu öldürme, ırza geçme, yangın, yağmalamalarla ilgili olarak İstanbul"a gönderdikleri raporlar.

8-16 tarihleri arasında İzmir"de olayları bizzat yaşamış olan Amiral Bristol"un Kurmay Başkanı Yüzbaşı A.J Hepburn, 25 Eylül 1922"de 47 sahife halinde hazırladığı raporu bizzat Amiral Bristol"e kendisi vermiştir.

O zamanın Amerikan konsolos yardımcısı Maynard Barnes tarafından İzmir"i Ermenilerin yaktığını bildirir raporu.
Bu belgeleri Amerikalı araştırmacı Heath W. Lovry ortaya çıkarmıştır. (U.S.N.A.)


Dumlupınar"dan savaşarak gelen yorgun ve içinde yaralı askerlerin bulunduğu ordunun, şehrin yiyecek depolarına ve hastanelerine ihtiyaçları vardır. Bu durumdaki ordu yalnız bu gereksinimleri için şehri olduğu gibi ele geçirmek ister. Şehrin Türk ordusu tarafından yakıldığını söylemek iftira üstü, inanılamayacak derecede bir alçaklıktır.

Büyük Britanya"nın, o zamanki deyimle Türklerin bir numaralı "hunhar" düşmanı Lloyd CORC hemen bir sirkülerle aşağıdaki yasakları koymuştur:


Ermenilerin hazırlıklı ve plânlı bir şekilde İzmir"i yaktıklarını, Amerikalı gazetecilerin, Yunanlılar kaçarken işledikleri cinayetleri, İzmir"de şehirde, Yunan/ Ermeni işbirliği sonucu yaptıkları katliam, ırza geçme, yıkım ve yağmalarını içeren, Amiral Bristol"ün raporunun yayımlanması yasaktır.(Foreign Office 371 /3404 /16247 - Kamûran Gürün, Le Dossier Arménien TTK, 1983 Ankara // Clair Price,The Rebird Of Turkey N.York1923.s. 189))


Bu rapor, yalnız başına İzmir"in Ermeniler tarından yakılıp işlenen cinayetleri kat"i ve bilimsel bir şekilde açıklayan, tarihsel değerde bir belgedir ve suçluları Britanya hükümetinin başbakanının imzasıyla açığa çıkarmaktadır..

Haluk Tarcan 31 Mart 2010 

Bu habere Şükrü Server Aya'nın yorumu:
Sayın Tarcan
Bu yalanın cevabı ve belgeleri Türkçe Kitabımın (Soykırım Tacirleri) s.380-381 de ve İngilizce kitabın "The Genocide of Truth" (İnternetten herkes erişebilir "“ Turkish Armenians) 629 - 630 sayfalarında tamamen en muhkem yabancı kaynaklarla verilmiştir. Okuyanı yoksa ve havaya konuşuluyorsa ben ne yapayım... SS Aya 






kitaptan:
"The view of Turk's in Barton's message to Harding and Hughes was inappropriate, as remarked by Pres.MacLahlan of International College. The Turks did not massacre Greeks, as Greeks had done to Turks in May 1919. Turkish army protected Int.College during the disruption of the occupation;a Turkish cavalryman rescued MacLahlan from ireegulars who nearly beat the missionary to death.

Mr.L.R.Whittall, banister-at-law, who has been in Smyrna for some years said that there was no evidence as to who set fire to the town, but it was the consesus of opinion was that it was Greek and Armenian incendaries.

Mr.H.Lamb,the British Consul General at İzmir reported that 'he had reason to believe that Greeks in concert with Armenians had burned Smyrna'. This was confirmed by the Sept.22nd, dispatch of correspondent of the Petit Parisien.

Admiral Mark L.Bristol in US Library of Congress,Naval Records Coll.Group,45.Letter dated Jan.11.1923, signed by Mark O.Prentiss:attaching a long report on İzmir Fire,confirming that the fire was started by Armenians and Greeks using Turkish soldier uniforms ! The Bridgeport Telegram ,Jan22,1923:Prentiss Blames Armenians for firing City of Smyrna.





"13 Eylül 1922"de başlayan İzmir Büyük Yangını tarihin en spekülatif olaylarından birisidir. Büyük Yangın, sadece tarihi bir olay değil aynı zamanda Türkiye"ye karşı yürütülen bir politik kampanyadır. Yangından kimin ya da kimlerin sorumlu olduğu konusunda çeşitli iddialar olsa da Fransız arşiv belgeleri bize açıkça İzmir"de yaşayan Türklerin kendi şehirlerini yakmadıklarını gösteriyor. Konu üzerinde gerek Fransız konsolosluk raporları gerekse diğer birinci el kaynaklar, yangının sorumlularının Ermeniler olduğunu açıklamaktadır. İzmir Körfezi"ndeki Fransız savaş gemilerinin kumandanı Amiral Dumesnil"in raporları İzmir Yangını hakkındaki en önemli belgelerden biridir. Bu makalede, İzmir yangınına ilişkin Fransızca kaynaklar kullanılarak konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır." 


BİRİ ,AMERİKAN PROPAGANDASI: RUMLARIN ÇEKTİĞİ ACILAR ,ABD NİN GIDA DAĞITIMI ,YANGIN VE GÖÇ.

DİĞERİ NTV'NİN YAYINLADIĞI ,YAZILAR SANSÜRDE !, YANGININ BOYUTU (tıklayın)


İZMİR 1922 YANGINDAN SONRA


YANGIN BÜYÜK VE HER İKİ TARAFTA ACI ÇEKTİ. 
SAVAŞLARA KARAR VERENLER MASA BAŞINDA İKEN, 
CEREMESİNİ ÇEKEN HEP HALK OLMUŞTUR.


TARİHİ DOĞRU ANLATMAK GEREK. 

İZMİR'İ ERMENİLER VE RUMLAR KAÇARKEN YAKMIŞTIR.
ARTIK SAVUNMAYI BIRAK, ONLARI KENDİ SİLAHLARI İLE VUR
GEREKLİ YERLERE (YORUM,MAİL GİBİ) "BELGELERLE CEVAP" VER.


VE HATIRLA !

SEN ONLARIN İŞKENCE ETTİĞİ, ÖLDÜRDÜĞÜ MAZLUMLARIN NESLİSİN,
SEN ONLARA ASLA BÖYLE DAVRANMADIN,
GENE DAVRANMA !



SB.




***

SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI VE NATİONAL GEOGRAPHİC










NATİONAL GEOGRAPHİC KİME HİZMET EDİYOR? (2004)



GÜNAYDIN... GOOD MORNING ... National Geographic"i henüz tanımayanlar için...




Şükrü Server Aya 

"Nat.Geo. "Coğrafya maskesi altında" doğrudan Hristiyanlık propagandası yapan, Pro-Ermeni, Anti-Türk bir dernektir. 

Dergi, İstanbulda Robert Kolej"de tarih ögretmeni olan Edwin Grosvenor"un oğlunun Amerikada Graham Bell"in kızı ile evlenip başa geçmesinden sonra tanınmaya başladı (1900 başları). 

Derginin baş editör yardımcısı Ohanyan efendi, geçen yıl Mart sayısında Ermenistan"a ayrılan 8 sayfa içinde Türklere bol bol sövmüş ve bizim katilliğimizi bütün dünyaya (Türkçe baskı hariç) başarı ile yaymıştır. (Ohanian efendinin artık ismi görünmüyor, ya emekli oldu veya uzaklaştırdı). 

B. Elçimiz Lologlu"nun ciddi protesto ve gayretleri, maalesef hiç bir Türk gazetesinde ses vermemiş idi ! Hatta "Vatandaş Tepkisine Davet" şeklinde gazetelere vermek istediğim Gazete ilanı, (VATAN gaztesi dışındaki) tüm gazetelerce kabul edilmemiştir (TİCARET Odası gazetesine varıncaya dek). 

Nat. Geo. "nun Türkiyedeki yayıncısı DOĞUŞ Holding - Garanti Bankası grubudur.  NTV & CNBC-e de!

Nat. Geo. ilanları en çok Doğan grubu gazetelerde çıkar... Kimse meslekdaşının çorbasına, habercilik nedeniyle tükürmez, idare eder... Bu holdinglerin de... mevcut yönetim icraatlarını tasvip ettiği bilindiğine göre......"



National Geographic"in Ermenistan makalesine tepki büyüyor

S. Server Aya, National Geographic dergisinin "The Rebirth of Armenia" başlıklı makalesine tepkisini gazete ilanıyla duyurmaya çalıştı. 

Ancak Aya"nın kendi parasıyla yayımlatacağı ilanı birçok gazete kabul etmedi. Kendisiyle telefonda görüştüğümüz Aya, ilanı sadece 21 Mart 2004"te Vatan Gazetesi"nde yayınlatmayı başarabildiğini söyledi. Aya National Geographic Türkiye dergisine yazdığı telefaks mesajında şunları yazdı:


"Son iki yıla kadar derginizin İNGİLİZCE yayının abonesi idim. Şu anda, Türkçe yayınınızı ve kültüre katkınızı aralıklı olarak takip etmekteyim. Kişisel (Ermeni olaylarına ve Kolejlerin tarihine karşı) merakım nedeniyle, "İngilizce" derginizde 1908-1968 tarihleri arasında Türkiye ve Amerikan Kolejleri ile ilgili, -birkaç bin sahife- tutan yazıları okumuş, kütüphanemde bunların işaretli fotokopilerini saklayan, NATIONAL GEOGRAPHIC"in Ermeni gıda yardımları ve o tarihlerin dramları hakkında, yazı kitap ve İngilizce belgeleri okumuş ve bunları, bu olayların en yetkili akademisyeni arkadaşıma vermiş bir kişi olmamın bilgi ve gönül rahatlığı içinde aşağıdaki hususları bilginize ve "gücünüz varsa" telafi edici gayretlerinize saygı ile arz ediyorum, zira kuyuya kasıtlı kaya atılmıştır!

En dramatik yıllarda bile, röportajları yazan ve bilgileri Protestan misyonerlerden alan eski dergi muhabirlerinin, bu yazıda olduğu kadar taraflı, ithamkâr ve Türklüğü tahkir eden ifadelerine rastladığımı hatırlamıyorum. Derginin bu yandaş ithamlarına, dünya Ermeni diasporasından yüzlerce "destek gelmesi" sürpriz olmaz. 

Ancak, bu büyük yalanın Türk kamu oyundan gizlenmesinin, ne dürüstlük, ne tarihi bilgi, ne de basın ahlakı ile bağdaşabilecek yönü yoktur. Türklüğe gene arkadan saldırılmış, Türk kamuoyu (derin uykuda olan ajans ve basın kurulları nedeniyle) "savunma imkânı dahi" olmadan bühtan altına bırakılmıştır. Sizlerin bu tarizlere muhatap olmasındaki haklılığı bilemem ancak derginin Coğrafya ilmini unutarak Tarihi gerçekleri saptırmasında, diaspora mensubu yardımcı editörün ve bir muhabirin rol veya ihmalinin olduğu şüphesizdir. 

Dergi, benzer bir makaleyi Türkiye için yapmayacağına, bu basın iki yüzlülüğünü itiraflı dünya ve Türk kamu oyundan özür dileyerek "düzeltmeyeceğine göre", yer kürenin sulh, anlayış ve toleransa en muhtaç olduğu bu çağda, bir asır önceki "saptırma ve izamların" ısıtılarak, "Diaspora" düşmanlık tohumlarına su verilmesinin isabeti yoktur.

İlan metni: TEPKİ GÖSTERMEYE ÇAĞRI 


Milyonlarla seçkin okuyucu ve abonesi olan maruf NATIONAL GEOGRAPHIC (İngilizce) Mart 2004 sayısında, ERMENİSTAN hakkındaki 12 sahifelik mufassal yazının bazı bölümlerinde Türk ulusu aleyhindeki ağır suçlamalar (belki de dergi editörü ve bir muhabirin Ermeni asıllı olması ve yurttaş Ermenileri saymamaları nedeniyle) tekrarlanmakta, hatta diplomatlarımızı öldürenler "sözde" Ermeni sıfatıyla masum gösterilmekte, Türk ulusu düşman "zalim ve soykırım suçlusu olarak tanıtılmaktadır. 

COĞRAFYA ilmini yayan dergideki bu siyasi suçlama, maalesef haber ajansları "görsel" yazılı basın tarafından (maruf iki gazetenin ondan fazla yazarına gönderilen e-posta duyuruya rağmen) önemsenmediğinden, benim gibi onurları zedelenmiş hissedenleri, ngsforum@nationalgeographic.com"a İngilizce mesajla, 

(ve bu yazı Türkçe sayıda sansür edildiğinden, abonelik - ilan v.b. dergilere destek verenlerin), 

TÜRK VARLIĞINI tahkir edenlere (vah vah, kınama gibi faydasız teselliler dışında) etkin vatandaşlık tepkisi göstermeye elemle davet ederim. 

T.C. Vatandaşı Şükrü Server Aya





NATIONAL GEOGRAPHIC MART 2004 İNGİLİZCE"DEN İKTİBASLAR 



İngilizce Metin

Mount Ararat lies outside the contemproray Armenian Republic, beyond the closed frontiers of a hostile Turkey.
Ararat is our pride and our frustration. Our history. The unfulfilled dreams that drive us. 
Most are descendants of the greatest catas- thrope in their people"s history; the WWI era massacres were in the Ottoman Empire that the murderous 20th century"s first major experience of genocide. Otensibly, provoked by a militant surge of the Armenian nationalism against the repressive Ottoman Government and despite the fact that tens of thousands of Armenians were loyally serving in the Ottoman Army. 
In 1913 the empire had an Armenian population of about millions. Esimates of the dead in what is now Turkey range from 600.000 to 1.5 million. Except for a short after WW1, no Turkish government has ever acknowledged that a systematic slaughter of Armenians occured. 
Three generations later, the events of the massacre still have violent repercussions; beginning 1973 and continuing over two decades dozens of Turkish diplomats and nationals were murdered, allegedly by Armenian terrorists. 


PHOTO: The flame of memory burns at Yerevan"s GENOCIDE MEMORIAL built to honor as many as 1.5 million Armenians massacred 1915 by Ottoman forces in 1915. Still painful to Armenians: Today"s Turkish government rejects the word genocide, coined in 1944 to describe the killings. 



TÜRKÇESİ:


Ağrı Dağı, muasır Ermeni Cumhuriyetinin dışında, düşman bir ülke, Türkiye"nin hudutlarının ardında bulunmaktadır. 
Ağrı Dağı bizim gururumuz , hayal kırıklığımız, tarihimiz,gerçekleşmeyen rüyamızdır. 
Çoğu, halk tarihlerindeki en büyük felaketten arta kalan torunlardır; Birinci Cihan harbinin, caniyane 20"ci asrın, ilk ve en - büyük soykırım tecrübesi! Dış görünümde bu, Ermeni milliyetçiliğinin, baskıcı Osmanlı hükümetine karşı, militant hareketince tahrik edilmişti- ve onbinlerle Ermeninin Osmanlı ordusundaki sadık hizmetlerine rağmen! 
1913"te İmparatorlukta 2 milyon civarında Ermeni nüfusu bulunmaktaydı. Bugün Türkiye denilen yerde,ölmüş olanların sayısı 600.000 ila 1.5 milyon tahmin edilmektedir. Birinci dünya harbinden sonra kısa bir süre hariç, hiçbir Türk hükümeti sistemli bir Ermeni katliamının vuku bulduğunu kabul etmemektedir. 
Üç nesil sonra, katliam olaylarının, şiddet içeren tepki verme akisleri olmaktadır; 1973 başlarından itibaren son yirmi yılda, düzinelerle Türk diplomat ve vatandaşı, sözde Ermeni teroristler tarafından öldürülmüştür.

FOTOĞRAF: Yerevan Soykırım Abidesinde yanan Hatırlama Ateşi. Bu abide 1.5 milyon kadar Ermenininyılında Osmanlı orduları tarafından katledilmelerionuruna inşa edilmiştir. Ermenilerin bu gün de acısına giden: Bu günkü Türk hükümeti, 1944"ta terimleşen ölümleri tarif eden "genocide" (soykırım) kelimesini red etmektedir. (http://www.toplumsalbilinc.org/forum/index.php?topic=10073.0 SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.)








YANİ , KİME "HAYRANLIK" DUYDUĞUMUZU BİLMEK DURUMUNDAYIZ.
BUNA, "DÜŞMANLA YATAĞA GİRMEK" DENMEZ DE NE DENİR ?


SB.











***